Selma Semiz olay yerinden bildiriyor; ‘Sezen Haftası Alarmı’

Ayşe’nin notu: Arkadaşım ve blogumun konserlerden sorumlu yazarı, PPR iletişimin ele başı Selma Semiz bu kez Harbiye Açıkhava’daki iki gecelik Sezen Aksu konserlerini yazdı. Hem de içeriden, hem de kimsenin bilmediği, görmediği gibi… Acaba Selma’nın telefonları neden kilitlendi, kuliste neler oldu… Buyrun okuyun. Teşekkürler Selma. İşte bu Selmaaa iş başında, fotoğrafı da ben çektim :)

selmasemizkonser

Evet böyle birşey var bizim hayatımızda! Kötü bir alarm değil bu, cümleye olumsuz anlam yükleyerek söylemiyorum. Ama BKM ve onun minik kolu PPR çalışanları şöyle cümleler kurmaya başlıyor Sezen konserlerinden iki hafta öncesinden itibaren:

-¨Gelecek haftasonu Bodrum’a falan mı gitsek?¨

-¨Olabilir. Aaaa ama yok, Sezen yapıyoruz o hafta bir yere kıpırdayamam¨.

-¨Haftaya cuma toplantı yapalım bu konuda ne dersiniz?¨

-¨Yok mümkün değil,  o gün Sezen konserimiz var, çok yoğun oluruz¨.

Evet, ‘çoooook yoğun’ oluyoruz. Hepimiz. Sezen ve ekibi çok şey istediğinden değil, artık hepimiz neredeyse gözümüz kapalı yapıyoruz işimizi, müthiş bir uyum ve güven var herkesin arasında. Üstelik, Sezen’in ekibinde de bizlerde de tuhaf bir ‘Sezen işi yapma hali’ var. Her konserimiz özenli. Hepsinde işimizi en iyi haliyle yapmak derdindeyiz. Ama Sezen konserlerinde olabilecek en ufak bir aksaklıkta bizzat Sezen ile göz göze geleceğiz ve ona mahcup olacağız hissi hakim hepimizde.

Çünkü o Sezen!

Kalplerimizi okuyan kadın!

Çok yoğun oluyoruz çünkü hep biletler erken bitiyor, hep davetiye talepleri davetliler için ayırdığımız yerlerin birkaç katına ulaşıyor, hep kimseyi kırmak istemiyoruz, hep arayanlar ¨Yer önemli değil¨ diyor!

Ama elbette yer önemli. Maalesef. Türkiye’de bir kesim için konserlere bilet satın almak değil, en önden izlemek prestij! Ancak en ön sıra niyahetinde 40-50 sandalyenin dizilebildiği bir yer. Kapasite belli yani.

Konsere 1 hafta kala, telefonumda okunmamış, okunamamış mesaj sayısı 100’ü geçiyor, cevapsızlar daima 10-12 arasında geri dönülmeyi bekliyor.

Neyse bir şekilde herkesin gönlünü yapıyoruz elbette. Allah eksikliklerini göstermesin, protokol koltukları boş bir konser, bayramda kapısı çalınmayan bir ev gibi bizim gözümüzde…

VE KONSER ÖNCESİ HEYECAN…

Gelelim Sezen’le bu iki buluşmaya. Sadece biz değiliz bu kadar heyacanlanan, saat 21:00’deki konser için 18:00’den itibaren Açıkhava Tiyatrosu civarında müthiş bir hareketlilik başlıyor. Çünkü tüm esnaf da biliyor ki, bu gece çok kalabalık olacak. Taksiciler, seyyar satıcılar en çok iş yapacakları konserleri biliyorlar. Takipteler. Esnaftan al haberi☺

Unknown

23 Eylül akşamı saat 19:00 civarı, mangal ateşleri yakılıyordu seyyar arabalarda. Herkeste bir telaş, hadi birazdan başlar seyirci gelmeye! Çünkü kimse Sezen’e geç kalmak istemez, erken gelir civarda yemeğini yer.

Ben de Nişantaşı’ndan mekana doğru yürüyorum bu telaşın arasından. Iki genç kız “Pardon” diyor, “Cemil Topuzlu’ya nasıl gideriz?” Anlamıyorum önce, ama evet ya Açıkhava Tiyatrosu’nun adı bu ‘Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’. Tarif ediyorum.

KULİS’TE DURUMLAR NE?

Kulis. Bir çeşit dostlar toplantısı. Sabah 10:00’dan itibaren, ses ekipleri geliyor, geceden kurulan sahnenin teknik hazırlıkları başlıyor. Öğleden sonra orkestra prova için geliyor.

Akşamüzeri içeri giriyorum. Emel gelmiş, sahnede bir şarkı söyleyecek. Yiyiyoruz içiyoruz hep birlikte. Gerçek bir şenlik havası vardır her zaman Sezen kulislerinde. İçiyoruz derken, hava çok sıcak, serinleyelim diye suya limonataya veriyoruz kendimizi☺

ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EN AZ BİR KEZ SEZEN İZLE!

Sezen seyircisi çok geç gelmez, erken gelir, yerine oturur, Sezen’in gelişini bekler. Çoğunluk ilk kez izlemiyordur. Müdavimdir. 10 yıl haberci, 10 yıl da PRcı olarak Sezen konserlerinin %75’ini izlemiş birinden tavsiye; ölmeden önce yapılacaklar listenizin ilk 20’sinde kesinlikle bir Sezen konseri izlemek olmalı.

CAN_6771[3]

Neden mi?

Bana güç veriyor mesela Sezen izlemek. Kaç kuşaktır aşk acısını, ayrılıkları onun şarkıları ile atlattık. Ama kişisel tavsiyem ayrılık acısı için Ajda ile coşmak daha tedavi edici. Sezen hayatla barışmak için, hayatın başka acılarını savurmak için gerekli. O’nun şarkılarını o sıralarda bir ayrılık acısı yaşıyorsanız bile o tarafa yormadan dinleyin. Sezen kaç kayıp yaşadı, kimlerle ne büyük aşklar, dostluklar kurdu, sonra onları birer birer kaybetti. Bu ülkenin ne günlerine tanıklık etti, ne acıları bizimle gördü, duydu, hissetti. Sonra yazdı ve söyledi. Hala ayakta.

Meral Ablam geliyor aklıma onu dinlerken. Meral Okay. Benim sevgili oymakbaşım. Aramızdaki minik bir şaka. O iki kadın bana aşkın yaşanırken keyfini sürmeyi, bitişinin acısının lezzetini tadıp, hayata devam etmeyi öğretti.

Konser heyacanına gelince. Nereden dinlediğin önemli diil biletli seyirci için. Çantasına havlusunu atıp gelen seyirci var mesela. Pratik. Çıkarıyor, seriyor merdivene. Sezen dinliyor, fazla konfora gerek yok.

Son yıllardaki tüm konserlerinde olduğu gibi ‘Gülümse’ ile başlıyor Sezen… Bu konserlerinde sürprizleri Atilla Özdemiroğlu ile ‘Firuze’yi söylemek, Ayta’nın sahneye gelmesi ‘Kaçak’ söylemeleri, minik baterist Kaan’ın gösterisi ve Emel Müftüoğlu!

CAN_7405[5]

Emel derhal bir sahne gösterisi yapmalı! Bu iki gecelik performansının ardından peşindeyim, bırakmayacağım! Iki eski dost öyle tatlı hikayeler anlatıp, kendi aralarında olduğu gibi o kadar eğlendiler ki sahnede, iki gece üst üste 10.000′i aşkın seyircinin damağında kaldı sohbetin tadı!

Sezen konserleri bitmez. Çünkü seyirci onu bırakmaz. Sezen aralarda o kadar plansız programsız sohbet eder ki seyircisiyle, repertuardaki 21 şarkı bittiğinde saat çok geç olur. Ama seyirci en az 3-4 şarkı daha söylemeden bırakmaz onun peşini. O şarkılara da herkes avaz avaz sahneye seslenerek, birlikte karar verirler.

DID_5217[3]

KONSER SONRASI NELER OLDU?

Sezen konserlerinin finalinde ne mi olur? Çok sanslıyım ki, kulisin bahçesine gelir Sezen. Tüm misafirleri ile sohbet eder. Kendi ekibiyle eğlenir. Herkese takılır. Öyle sahneden inip, bornozuna sarılıp minibüsüne koşturmaz. Sahneden aldığı enerjiyi yakın çevresi ile paylaşır saatlerce.

Sonra içinden gelir, mırıldanmaya başlar, yanındakiler ona katılır, bazen 15-20 dakika, bazen sabaha kadar sürecek bir müzikal ibadet başlar. Türk sanat müziğinden, kendi şarkılarına, oradan arkadaşlarınınkilere, bazen taklitlere uzanan, arada şakalarla kesilen…

Sezen cuma akşamı da cumartesi akşamı da, hemen gitmedi yine evine. Cuma da cumartesi de oturdu şarkılar söyledi. Kahkahalar attı.

Sen hep gül Sezen… Ve kalplerimizi okumaya devam et… lütfen…

6 ve  7 Eylül akşamları yine birlikteyiz…

 

 

2 thoughts on “Selma Semiz olay yerinden bildiriyor; ‘Sezen Haftası Alarmı’

  1. Bir kerecik de olsa, dinledim bu muhteşem sesi! Eskimiyor şarkıların hiç, eskimiyor Minik Serçe!

  2. Haklısın ölmeden yapılması gerekenler listesine almalı, şimdiye kadar Sezen’ı sahnede dınlemeyenler.
    Alışkanlık yapacak, her sene gitmek isteyecekler, kesııınnnn. Sen de ayrıca şansının onu yakından da tanıdığını için.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>