Nihat Doğan felsefesi, meselesi…

Tartışılacak bir tarafı var mı? Yok. Olamaz.Attığı tweet ortada; ¨ Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın’. Özetle tutacak yeri yok. Ama’sı yok. Canlı yayına bağlayıp ağlamasının faydası yok. ¨Öyle demek istemedim¨ diye bi’şey de yok. Bazen dersin ve bitersin. O şekil bir durum bu. Demeyeceksin kardeşim, lafını sözünü bileceksin, kalbine, vicdanına, aklına, bakış açına ayar vereceksin.

IŞIĞI SÖNEN BİNLERCE KADIN

Gırgır yapa yapa, mavralar çevire çevire, kendimizi oyalaya oyalaya, reytinleri patlata patlata büyüttüğümüz Nihat Doğan felsefesi kendini açıkça göstermiştir. Bu bir kaza, hata, yanlış anlaşılma, durduk yere linç edilme değildir.
Fakaaaat. Lütfen dikkat! Mesele Nihat Doğan meselesi değildir dostlar.
Mesele beraber yaşadığımız binlerce Nihat Doğan’dır.
Mesele canı giden, ömrü giden, ışığı sönen, geleceği kararan, içi oyulan binlerce kadındır.
Özgecan’dır, Özgecanlarımızdır.
Öfkeliyiz, isyanımız büyük, içimiz kanıyor, kaynıyor. Faturayı birine, birilerine kesmek istiyoruz. Birilerini asmak, yok etmek, canına okumak istiyoruz.
Bulduk Nihat Doğan’ı avaz avaz bağırıyoruz, sinirimizi ondan çıkarıyoruz. İşlerine son verilmesini istiyoruz. Canlı yayında ‘Kimsin lan sen’ çekiyoruz.
Tamam! Dibine kadar haklıyız. Böyle erkekleri görmek istemiyoruz. Onları alkışlamak hiç istemiyoruz ama sadece Nihat Doğan mı böyle? Tüm suç onda mı? Hayır, kendisini Allah’a havale edelim demiyorum, bağrımıza basalım asla demiyorum ama sadece Nihat Doğan değil ki olay, orada takılıp kalmaz olmaz.
Ortalık Nihat Doğan kafalılardan geçilmiyor maalesef. Ve bu kafalar kadının bugünkü algılanışına, yargılanışına, değerlendirilişine, ikinci sınıf insan muamelesi görüşüne neden oluyor.
Onları ne yapacağız?

ÜÇ BEŞ GÜNE UNUTMA!
Her birini tek tek canlı yayında Rasim Ozan Kütahyalı’ya, Ahmet Çakar’a mı fırçalatacağız? Biz bu bakış açısını, bu zihniyeti, bu akılsızlığı, bu zalimliği, bu ayrımcılığı, bu kötülüğü nasıl kökünden kazıyacağımızı bulmak zorundayız.
Olayımızdan, amacımızdan sapmama zamanı şimdi.
Bugün ayaklanıp, üç beş güne unutmama zamanı.
Kadınların, erkeklerin birleşme zamanı. Büyük cezalar verme zamanı. Yeniden düzenlemeler getirme zamanı.
Kadınların konuşma zamanı.
Gerçekleri ortaya koymaya zamanı.
Küçük adamlarla, küçük laflarla, dar bakışlarla, magazinsel alemlerle kaybedecek vaktimiz yok bizim. Böyle bir lüksümüz yok. Kalmadı.
Bunlardan çok daha büyük meselemiz bizim.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>